Sıcağı Sıcağına

Okudum: On İçimdeki Katil - 444 Basamak - Mario Mazzanti

          Mario Mazzanti... On İçimdeki Katil ve 444 Basamak....Beni iki şeyle tanıştırdı:Çoklu Kişilik Bozukluğu ve Billy Milligan.Açıkçası, her ikisi hakında da hiçbir fikrim yoktu romanları okuyana kadar.
          Hazır buradan girmişken konuya, öğrendiğim kadarıyla kısa bilgiler akatarayım haklarında...
          Çoklu Kişilik Bozukluğu ya da Disosiyatif Kimlik Bozukluğu, kimliğin iki ya da daha fazla kişiliğe bölünmesi olarak basitçe tanımlanabilecek bir psikolojik rahatsızlıktır.Detaylar için internetten faydalanılabilir, burada çok uzatmayacağım.İşte bu hastalıktan muzdarip Billy Milligan ismini de ilk olarak bu kitapta okudum, merak ettim ve araştırdım.Gödüm ki, bu hastalığı yaşayan en meşhur kişidir kendileri.Hatta onun hayatından hareket eden bir film bile çevrilmiş 2016 yılında;Split-Parçalanmış. 
          İşte romanımızın kahramanı Riondino da aynı hastalıkla müşerref olmuş bir kişi.Çocukluğunda yaşadığı çok çeşitli olayların etkisinden kurtulabilmek için, çeşitli kişilikler geliştirmiş kendi içerisinde.Yani kşilik bölünmesi yaşamı, ve birden fazla olan bu kişiliklerin etkisiyle de kabus ve vahşet dolu bir gerilimin içine sürüklüyor okurları.
          Komiser Sensi ve Doktor Claps ta bu kabusun içinde Riondino'nun peşinde koşan ikili.Her ikisi, özllikle de Claps, takıntı haline getiriyor Riondino'yu yakalamayı.Öyle ki, onun peşinden, İtalya'dan ta Evador'a sürüklenmiş olarak buluyor kendini.
          Polisiye, macera, gerilim...Hepsi bu iki romanda mevcut.İlk önce On İçimdeki katili, sonra da devam kitabı olan 444 Basamak'ı okumak gerekiyor.Aksi durumda kitapların tadına varılması biraz yavan kalabilir.
On İçimdeki Katil ve 444 Basamak, son dönemlerde okuduğum, bu türün en heyecan verici, gerilim dolu ve meraklandırıcı romanları oldu beni için.Hatta, öye bir oturuşta uzun sürelerle kitap okumam ve bir kitabı bitirmerm oldukça zaman alır.Tabri caizse tadına vara vara, sindirerek okmaya çalışırım.Ama bu iki kitapta da duru tam tersi oldu.Bir an evvel bitirmek için, okudum da okudum.
          Kurgu ve anlatım çok güzel.Çeviri de çok güzel olunca, sıkmadan, herkes tarafından kolayca anlaşılabilecek ve karmaşık olmayan bir anlatımla birlikte okuyucuyu sarıp sarmalıyor.
          Kitabı okuyacak olanlar için bir uyarı niteliğinde bir cümle bırakayım şuraya:Özellikle baş karakterlerin ağzı biraz bozuk.
          Sonuç olarak, polisiye gerilim seviyorsanız, bu kitabı okumanızı şiddetle tavsiye ediyorum.Pişman olmayacaksınız.

20.01.2020, Pazartesi

Hiç yorum yok