Sıcağı Sıcağına

Kendin Ismarla, Kendin Ye!

           Pazartesi günü, öğleden sonra derse girdiğimde, Kardelen'in olmadığını farkettim.Küçük bir soruşturmadan sonra, çantasını alıp gittiğini öğrendim.Hemen ailesini telefonla aradım ve bana konu ile ilgili bilgileri olduğunu, Kardelen'in bunu bana söylemiş olması gerektiğini belirttiler.
          Diğer öğrencilerimin ifade ettiklerine göre, gerçekten, sabahleyin bana söylemiş te...Ama ya benim dalgınlığıma gelmiş, ya da tam kulak vermemiş olacağım ki, duymamışım.Belki duyduysam da anlamamışım.Her neyse, bir anlaşmazlık olmuş işte aramızda.
          Ertesi gün Kardelen okula geldi.Severim kendisini, çünkü çok dobradır.Lafını da esirgemez.Biraz takılmak istedim.
          "Kardelen, dün okuldan niye kaçtın?"
          Kardelen hemen itiraz etti:
          "Kaçmadım öğretmeniiim!"
          "Kaçtın ama... Hem de bana söylemeden."
          "Söyledim öğretmeniiim, siz duymadınız ."
          Bir süre aramızdaki konuşma bu minval üzere devam etti.Ne kadar itiraz ettiyse de, ben üzerine gidince olduğunu kabullenmek zorunda kaldı Kardelen.Ben biraz daha ileri götürdüm işi:
          "Kardelen, bu öğlenleyin babana bu durumu şikayet edeceğim."
          Kardelen'in babası pideci ve kendi işyeri var.Ben de bu öğlen yemeğimi orada yemeye karar vermiştim.Ama, Kardelen'in bundan haberi yok tabi.
          "Şikayet etmeyin öğretmenim."
          Göz kırptım.
          "Bana bir pide ısmarlarsan etmem."
          Kardelen'in gözleri parladı:
          "Tamam, neli olsun?"
          "Kıymalı."
          "Yumurta da olsun mu?"
          "Olsun."
          Böylece anlaşmış olduk.İyi bir anlaşma yaptığını düşünen Kardelen mutlu olmuştu bu işten.Öğlen olduğunda, ben Kardelen'den önce varmıştım pideciye.Anne ve babasıyla, Kardelen'le aramızda geçen diyaloğu paylaştım o gelmeden ve gülüştük.Derken, Kardelen de geldi.Beni görünce bana doğru rahat rahat gülümsedi.Ta ki  babası "Kardelen dün okuldan öğretmenine söylemeden neden ayrıldın?" diye sorana kadar.Bunun üzerine Kardelen kafasını biraz öne eğip kaşlarını da kızgın kızgın çatarak bana baktı; "Hani biz ne konuşmuştuk!" der gibiydi.
          Seslendim:
          "Haydi Kardelen, şu pidemi ısmarla da yiyeyim."
          Bu arada ben pide siparişini çoktan vermiştim ve hazırlanıyordu.Kardelen bana iyice yaklaştı, gözlerini kıstı, ellerini beline koydu; gayet alçak, sinirli bir sesle fısıldadı(Bu sinirle Kardelen'in önce 'sizli bizli' olan konuşması da birden 'senli benli' oluverdi.).
          "Ben sana beni şikayet etmezsen ısmarlarım demedim mi?Ama sen etmişsin.Şimdi kendi pideni kendin ısmarla da ye bakalım!"
          Ben kahkahayı basarken, Kardelen'in anne ve babası onun söylediklerinden habersiz, tezgahın arkasından bize gülümsüyorlardı.

3/A Sınıfı Gülyalı Merkez İlkokulu Gülyalı/Ordu 24.02.2014

Hiç yorum yok