Sıcağı Sıcağına

Bak Şunun Yaptığına

          Dersimiz müzik.Notaları öğreniyoruz ufaktan.Bağlama çalıyorum ama, kulaktan öğrendim.Yani öyle çok ta fazla nota bilgim yok.Mezun olduğum bölüm Almanca olduğu için, üniversitede de müzik dersi görüp nota öğrenemedim.Esasen, çocuklarla beraber ben de yeniden öğrenmeye çalışıyorum.
          Dizek, sol anahtarı, sus işareti dörtlük, sekizlik nota falan derken, iş bayağı ilerledi.Bir yandan da notaları deftere yazıyoruz.İş böyle ilerlerken, ders kitabında bir etkinliğe geldi sıra.Etkinliği görünce çocuklar "Aaaa, müzik dersin de de toplama varmış!"dediler.Etkinlikte "Aşağıdaki boşluklara doğru olan nota ve sus değerlerini çizelim." diyor.Baktım, hakikaten toplama işlemi gibi.Çocuklarla beraber yapmaya çalıştık.Çalıştık çalışmasına da, iki tane kolay olan etkinlik var(iki tane sekizlik sus yarım vuruş işareti bir araya gelip dörtlük sus bir (tam) vuruş oluşturuyor, yani galiba öyle tam da emin değilim aslında); birlikte yaptık.Diğer ikisini bir türlü yapamadım.Öyle böyle derken kafam iyice karıştı, işin içinden çıkamadım.En sonunda "Çocuklar bu ikisini de siz yapın bakalım." diyerek işin içinden sıyrılmaya çalıştım.
          Benim öyle dememle birlikte sınıfta bir uğultudur koptu.Herkes birbirine nasıl olacak diye sormaya başladı.Sınıfın içinde tam bir koşuşturmaca ve karmaşa gırla gidiyor.O curcunada bir cümle net olarak kulagıma çalındı.Tanıdım, Elif'in sesiydi.Şöyle diyordu:
          "Bak bak, kolaylarını kendisi yaptı, zorlarını bize bıraktı!"
          Benim duymadığımı düşünerek beni arkadaşlarına şikayet ediyordu.Ama, vallahi haklıydı.

21.12.2018, Cuma Gülyalı Merkez İlkokulu, Ordu 4/B Sınıfı

Hiç yorum yok