Öyle Ya!

Malum, Pazar günü 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı.Bu doğrultuda, sınıfımızda konu ile ilgili etkinlik çalışmalaramız devam ediyor. Öğleden sonraki ilk dersimiz, Görsel Sanatlar dersi.Hazır yeri de gelmişken, 23 Nisan resimleri yapmalarını istedim.Resimlerini de resim defterlerine yapmalarını söyledim.Daha sonra da akılam geldi, “Güzel bulduklarımı panoya sacağım.” dedim. Zülal, herkesin duyacağı bir sesle kendi kendine

Yeniden Linux’lu Günler

Çocuklar gibi şenim bugün.Susuz bir çölde bir vaha bulmuş gibiyim.Neden mi? Kaç gündür katlanmak zorunda olduğum Windows esaretinden kurtulmuş bulunuyorum da, ondan. Buradaki yazımda bahsetmiştim.Zorunlu olarak yapılan bir bilgisayar değişiminden sonra, AMD ekran kartı ve grafik kartına sahip bir bilgisayarı kullanmak zorunda kalınca, Windows’a mahkum olmuştum.Çünkü, bilgisayara Linux kurulamıyordu.Kurulabilenler de en fazla ikinci yeniden başlatmadan

Ayrı Dünyalar

Seslerin nasıl birleştirileceğini ilk kavrayan öğrencilerimden oldu Zülal.Ardından sesleri birleştirip hecelemeye de ilk başlayanlardandı.Gel gör ki, gelişimi bu aşamadan sonra duraklama dönemine girdi.Bir miktar ilerlemeyi başarsa da, halâ heceleyerek okumaya çalışıyor. Zülal, derslerine yeterli ilgiyi gösterip gerekli çalışmaları tam olarak yapmıyor.Hep başka şeylerle ilgileniyor, aklı hep başka yerlerde.Aslında çok zeki; bunu biliyorum.İstese, başarının en zirvesine

Acı Ama Gerçek: Windows’la Sınanıyorum!

Artık kesin olarak eminim, şüphem kalmadı:AMD ve HP el ele vermişler, bir işkence aleti yapmışlar; sırf bana hayatımın çilesini çektirmek için.Üstelik bu kirli planlarına Microsoft’u da alet etmişler. Yaklaşık iki haftadır elimde bir bilgisayar mevcut ve kullanmak durumunda kaldım. İşlemcisi AMD A10-8700p.Dahili Grafik kartı R6.Ayrıca R7 M350 harici grafik kartı mevcut. Bu bilgisayar sırf bana

Acaba Hangisiyle?

Dersimiz matematik.Problemler çözüyoruz.Öyle çok komplike değil, ikinci sınıf seviyesinde şeyler işte:Toplama ve çıkarma işlemini gerektiren, kolay problemler. Ne kadar kolay olursa olsun, bizim öğrencilerimize problem çözmek zor geliyor.Her öğrencinin algılama ve kavrama seviyesi de farklı olunca, ortaya bazen ilginç, bazen de istenmedik durumlar çıkabiliyor. Tahtaya yazdığım bir problemi çözmek isteyen Arda, defterini eline almış, yanıma

Bazen Öyle Bir Kor Düşer Ki Yüreğine

Bazen öyle bir kor düşer ki yüreğine… Nasıl yandığını bilmezsin. Bazen öyle bir kor düşer ki yüreğine… Yanar yanar ölmezsin. Bazen öyle bir kor düşer yüreğine… Irmakları bağlasan sönmezsin. Bazen öyle bir kor düşer yüreğine… Kasırga olur eser, dinmezsin.   Bazen öyle bir kor düşer yüreğine… Rüzgarlar sürüklesin çarpa çarpa istersin. Bazen öyle bir kor

Erkekler Ne Bilir!

Türkçe dersindeydik.Artık harfleri bitiriyoruz.Son harfimiz olan j harfinin etkinlikleriyle çalışıyoruz.Etkinliklerden birisi, cümle tamamlama.Cümlelerin sonunda da resimler var.O resimlerin ne olduğunu belirleyip, cümlenin ortasında bulunan noktalı bölüme yazacaklar. Bir resimde takılmışlar.Bana resimdekinin ne olduğunu sordular.Resme baktım, oje dedim.Zülal şiddetlle, neredeyse bağıra bağıra itiraz ederek masama doğru geldi. “Hayır, oje değil, ruj o.Ben düğünlere giderken hep sürüyorum.”

Openbox: Masaüstüne Dosya Kopyalama, Simge Koyma

Bir masaüstü ortamında masaüstüne birşeyler kopyalayıp silebilmek kullanıcıya büyük bir kullanım konforu sunar.Ancak bu, Openbox ile bu mümkün değildir.Yani Openbox kullanırken masaüstüne herhangi bir şey kopyalayıp silme imkanı yoktur.Bu yazımda, Openbox’ta masaüstünü dosya kopyalanabilir şekilde düzenleyip, yine masaüstüne simge eklemeyi ele alacağım. Openbox kullanıyorsanız, elbette bir dosya yöneticisine ihtiyacımız var.Openbox için en kullanışlı ve hafif

Annem Biliyo Ki

“Öğretmenim, resim yapalım.” dediler Serbest Etkinlik dersinde.Ben de “Olur.” dedim.Bir ara, yaptıklarını kontrol etmek üzere sıraların arasını gezerken, baktım Muzaffer yerinde yok, arkadaşlarının arasında geziniyor.Resim yaptığı kağıdını da kaldırmış. Sırasının üzerinde bir yazı dikkatimi çekti.Sıralafrın üzerine yazı yazılmasına kızdığımı bilmesine rağmen ne yazmış bu diye eğildim.Yazıyı görmemle birlikte gelen kahkahamı tutamadım. “Yaren ve Muzaffer.” Üstelik