Kendin Dene Bakalım

Fen Bilimleri dersindeyiz.Maddeyi niteleyen özellikleri işliyoruz.Bir etkinlik yaptık.Etkinlikte maddeleri koklayarak, tadarak, görerek, dokunarak ve duyarak nitelendirebileceğimizi söyledik.”Ancak,” dedim, “maddeleri sadece tek bir özelliğinden yararlanarak nitelendirmek bazı durumlarda tehlikeli durumlar ortaya çıkarabilir.Mesela zehirli bir maddeyi koklayarak nitelendirmek, zehirlenmemize yol açabilir.” Baran parmak kaldırdı. “Öğretmenim, bu durumda, osuruğumuzu koklarsak zehirlenir miyiz?” Bir Okumaya Devam Et

Kim Bu Kendini Bilmez!

Yine bir veli toplantısı.Bu seferki, 2018-2019 eğitim-öğretim yılının ikinci toplantısı.Yine bir İngilizce dersi ve yine kütüphanedeyiz.Toplantı devam ederken, Whatsapp üzerinden bir mesaj geldi.Baktım, şöyle yazıyordu: “Hocam, herkes geldiyse geleyim.” Kim acaba bu?Bir veli ama…Numara da bende kayıtlı değil.Mesaj, tepemin atmasına yetti.Bu nasıl sorumsuz bir velidir?Bak sen, toplantıya herkes geldiyse gelecek, Okumaya Devam Et

Mahmutlar Karışırsa…

Biraz sonra veli toplantısı yapacağım.2018-2019 eğitim öğretim yılının ilk veli toplantısı olacak bu toplantı.İlk iki dersim İngilizce olduğundan ve bu derse okulumuzun İngilizce öğretmeni girdiğinden, ben de toplantyı rahat yapabilmek adına, özellikle bu boş zamanı fırsat bildim. Zil henüz çalmamış, öğretmenler odasında oturmuş, sabah sohbetimizi yapıyoruz.Sohbet esnasında telefonumun çalan zilinin Okumaya Devam Et

Bak Şunun Yaptığına

Dersimiz müzik.Notaları öğreniyoruz ufaktan.Bağlama çalıyorum ama, kulaktan öğrendim.Yani öyle çok ta fazla nota bilgim yok.Mezun olduğum bölüm Almanca olduğu için, üniversitede de müzik dersi görüp nota öğrenemedim.Esasen, çocuklarla beraber ben de yeniden öğrenmeye çalışıyorum. Dizek, sol anahtarı, sus işareti dörtlük, sekizlik nota falan derken, iş bayağı ilerledi.Bir yandan da notaları Okumaya Devam Et

Amaan, Boş Ver!

Matematik dersindeyiz.Çarpma işlemleri yapıyoruz.Aytekin bir işlem yapmak üzere tahtaya kalktı.İşlemi yaparken baktım, yaptığı 4, tıpatıp 9’a benzedi.Uyarma gereği hissettim. “Aytekin, o nasıl 4, tıpkı 9’a benzedi!” Aytekim işlemi bıraktı, elinde tahta kalemi, elini şöyle bir salladı, sonra ağzında kelimeleri yaya yaya bana cevap verdi. “Amaan, boşver öğretmenim, benzesin ya!” Kaşlarımın Okumaya Devam Et

Anlayan Oldu Mu?

Nöbetçiyim, bahçede dolaşıyorum.Menekşee yanıma geldi. “Kesim hoca(!), bir şey söyleyebilir miyim?” “Söyle,” dedim. Makine gibi anlatmaya başladı.Öyle hızlı anlatıyordu ki, hiç bir şey anlamadım.Bir taraftan da eliyle bahçenin bir köşesinde oynayan üç kızı işaret ediyordu. “Şu ktz topu alıyor ve vermiyor!” “Top kimin?” “Kardeşimin.” Baktım üçü bir yakan top oynuyorlar.Kardeşi Okumaya Devam Et

Şuna Da Bak

Öğrencilerim resim yapıyorlardı.Ben de masamda oturmuş, onları izliyordum.Bir ara, gözlerim kaşındı ve elimle bir güzel kaşıdım. Gözlerimin sulandığını ve kızardığını hisssettim.Hep böyle oluyordu çünkü. Tam bu sırada Muzaffer ve yanında Elif ile Zülal, masama yaklaştılar.Muzaffer’in elinde kalp şeklinde kesilmiş bir kağıt ve üzerinde karmaşık yazısıyla yazılmış yazılar vardı.Bana uzattı: “Öğretmenim Okumaya Devam Et

Koltuk

Dersimiz Türkçe.Milli Mücadele ve Atatürk ünitesini işliyoruz.Dinleme metnindeyiz ve metnimiz Şerife Bacı Belgeseli. Belgeseli izledik.İzlerken notlar aldılar.İzledikten sonra metin üzerinde değerlendirmeler yaptık.Bütün bunlardan sonra sıra metinle ilgili etkinliklere geldi. İkinci etkinliğimiz, kelime etkinliği.İzledikleri/dinledikleri veya okudukları metinle ilgili verilen bilmedikleri kelimelerin anlamlarını önce metinden hareketle tahmin ediyorlar, sonrasında ise sözlükten gerçek Okumaya Devam Et