Kategori: Fıkra Tadında Anılar

Deden Çekmiyor!

Türkçe dersindeyiz.Sabah ilk dersimiz.Derse başladık.Derste, internet üzerinden göstermem gereken bir slayt var.Ancak her ne hikmetse, bilgisayarım bulunduğum yerden bir türlü internete bağlanmıyor.Öğretmen masam da sınıfın girişinde değil, pencere kenarında.Ne yaptımsa bağlanmıyor. Bilgisayarı elime aldım, kapının yanına gittim.Çünkü modem kapıya yakın.Oradan daha iyi çekeceğini düşündüm ki nitekim tahminim doğru çıktı ve oradan internete bağlandı bilgisayar.Kendi kendime,

Zor Hesap

Bugün öğleden sonraki iki dersimiz beden eğitimi idi.Okul bahçesine çıktık ve çocuklar oynamaya başladılar.Ben de aralarında gezerek kâh onlarla oynuyor, kâh kontrol ediyordum.Oynayan bir grup öğrencimle ilgilendikten sonra arkamı döndüğümde, İnanç’ı gördüm.Bir grup arkadaşınn arasında alçakça duvarda oturuyor, sol dizinde ellerini kilitlemiş ağlıyordu.Ağlarken de ileri geri sallanıyordu.Yüzünü çığrıştırdığı için acı çektiğini düşündüm.O tarafa yöneldim. “İnanç,

Sübürke

Dersimiz Türkçe.Bir metnimiz var, Atatürk’ün Hayatı ve biz bu metinle sesli okuma çalışması yapıyoruz.Sıra Büşra’ya geldi.Yanıma çağırdım. Büşra, okumayı biraz sıkıntılı bir şekilde öğrendi ve halen de sıkıntılı.Heceleyerek okumaya çalışıyor ve heceleri birleştirirken zorluk yaşıyor.Metni okumaya başladı.Atatürk’ün annesinin adını okumakta çok zorlandı.Heceleyerek okuyor: Zü-bey-de.Tamam.Ama iş heceleri birleştirip te bir çırpıda söylemeye gelince saçmalıyor:Zübürde. Bir değil,

Aha da Kıyamet Koptuuuu!

Dersimiz Türkçe.Metnimiz var, okuma yapacağız.Önce ben okuyorum, ki öğrencilerime nasıl okumaları gerektiği konusunda örnek olsun. Okurken Elif dikkatimi çekti.Pürdikkat beni takip ediyordu.Onaylarmış gibi de ara sıra başını sallıyordu.Okumam bittikten sonra parmak kaldırdı, söz istedi.Verdim. “Öğretmenim,” dedi sitemkâr bir şekilde, “bir cümlede iki tane tatlı kelimesi vardı, siz bir tanesini okudunuız.” Güldüm, latife yaptım. “Olsun Elif,

Kapının Şeysi

Nöbetçiydim.Bahçede dolanırken, birinci sınıflardan iki kız öğrenci yanıma geldi.Onlarla ilgilenirken, Ataberk koşarak geldi ve elimden tutarak çekiştirererek nefes nefese: “Tabak, bana yardım eder misin?” diye sordu. (Bana neden tabak dediğini merak edenler bu yazımı okuyabilirler.) “Elbette Ataberk, ne oldu?” “Bizim kapının şeysi düştü!” Anlamadım.Tekrar sordum: “Neyi düştü Ataberk?” Baktı ki kendisi anlatamıyor, ben de anlamıyorum,

Problem Çıkarmak

İkinci dersteydik.Öğrencilerim etkinlik yaparken, ben de onlara hafta sonu için kesir problemleriyle ilgili ödev hazırlayacağımı söyledim. Problemleri hazırladım, yazıcıdan bir çıktısını aldım.O sırada, yaptığım işi güya etkinlik yapmakla meşgul olan öğrencilerimin de takip ettiğinin farkındaydım.Fotokopide çoğaltması için, o dersi boş olan arkadaşıma çıktıyı vermek üzere öğretmenler odasına gidip hemen döneceğimi öğrencilerime söyledim. “Öğretmeninize vereyim de,

Çikolata

Tufan….Küçücük; hatta miniminnacık dersem çok da abartmış olmam.Kara, yanık tenli.Haddinden fazla sempatik ve sevimli. Tufan 3. sınıfta.Okula geldiğinden beri neredeyse hiç büyümedi.Bu seneki birinci sınıflar bile ondan fazla büyüdüler.Okulun en kısa boylu öğrencisi. Tufan okula başladığında, çok asık suratlı, hiç gülmez bir çocuktu.Değil gülmek, gülümsemezdi bile.Kaşları hep çatık dururdu. Buna rağmen Tufan’da gizli bir çekim

At Filmi İzlemek

Ders kitapları, öğrencinin taşımasına kolaylık olsun diye, üç ayrı kitap halinde geliyor.Ben de, planlamaya göre hangi kitap işlenecekse onu veriyor, diğerlerini de zamanı geldiğinde vermek üzere dolabımda muhafaza ediyorum. Hayat Bilgisi dersinin 1. kitabı bitti. 2. kitapları dağıtmak üzere dolaptan aldım ve masamın üzerine koydum.Kitapları görünce Muzaffer o kadar sevindi ki, ilk ona vermek istedim.Muzaffer

Kamyon Vakası-II

Rastlantı mı desem yoksa kader mi bilemedim, birinci kamyon vakasının benzerini birkaç yıl sonra Ordu’nun Kumru ilçesinin Kurtuluş beldesinde yaşadım.Bu sefer daha kalabalıktık ama… Okul müdürüyüm.O gün haber verdiler,müfettişler okula gelecekler.Çoğunu tanıyorum.Kendi arabalarıyla geleceklerini biliyorum.Erken de gelirler genelde.Hazırlıklarımız yaptık, beklemedeyiz. Zaman ilerliyor, gelen giden yok.Öğlen oldu, durum değişmedi.Öğleden sonraki birinci dersi de bitirdik, yine ortalıklarda

Kamyon Vakası-I

Biraz eski bir öğretmen olup ta müfettiş anıları bulunmayan öğretmene rastlayamazsınız.Meşhurdur öğretmenlerin müfettiş anıları vesselam.Haliyle ben de biraz eskice bir öğretmen olarak, bolca müfettiş anılarına sahibim elhamdülillah! Öğretmenliğe ilk başladığım aylar.Muş merkeze bağlı bir göyde çalışıyorum, şehre oldukça yakın.Tek öğretmenim. Muş’u bilenler bilir, zaten büyükçe bir ova, köyden Muş görünüyor.Yürüyerek on dakika.Benim köyüme gelmeden başka