Yazar: ksmzky

Tombiş Tabak

Eğitim-öğretim yılının ilk günleriydi.Birinci sınıflar henüz alışma evresinde cıvıl cıvıl okulun bahçesinde oynuyorlar, biz onları, onlar da bizi tanımaya çalışıyorlardı. Öğretmen arkadaşlarımla birlikte bankta oturmuş söyleşirken, birinci sınıfları okutan arkadaşım sevimli mi sevimli, biraz da tombiş bir öğrencisini yanına çağırdı.Henüz isimlerini tam olarak hafızasına yazamamış olduğundan, öğrencisine ismini sorduğunu, onun da cevap verdiğini duydum: “Tabak”.

Siz Demiyor musunuz?

Hep söylerim öğrencilerime, tahtada ne görüyorsanız, nasıl görüyorsanız, defterinize de birebir aynısını yazacaksanız diye.Bir gün gelip beni kendi silahımla vuracakları hiç aklıma gelmezdi! Matematik dersindeydik.Anlattıklarımı tahtaya da yazarak destekliyordum.Dikkat etmemişim, elime kırmız kalem geçmiş, ben de kırmızıyla yazmıştım.Yazma işim bitince de, tahtaya yazdıklarımı defterlerine geçirmelerini istedim.Elif eline kırmızı kalemini almış, sordu: “Biz de mi kırmızı

Kızıma

Bugün günlerden, “Gıcısı’mın Doğum Günü”…Hayatımı şenlendirdiği günün yıl dönümü.Aşağıdaki satırlar da Gıcısı’ma gönül hediyem. İyi ki doğmuşsun Gıcısı’m.İyi ki benim Gıcısı’m olmuşsun.Seni bana bahşeden Allah’ıma şükürler olsun.Ömrün bereketli ve hayırlı olsun.Hep benimle ol, e mi!Hep birlikte olalım. İnşallah. Kızıma bir kızı olmalı her babanın… ki dünyanın en şanslısı olabilsin. öyle ki… o her “baba” dediğinde,

İlahi Adalet

Bugün babalar günü.Bütün babaların babalar gününü tebrik ederek başlamak istiyorum.Bu dünyadan göçmüş olan babaları da rahmetle anıyorum.Benim babam da rahmetli oldu.Allah ruhunu şad etsin.Sevgili babacığımla ilgili hiç unutamadığım bir anımı paylaşarak kendisini anmak istiyorum burada.Buyrun… Bir pişmanlığın hikayesi bu; birçok kimse için önemli bile sayılmayacak bir pişmanlığın.Ama olsun.Benim için önemli ve burada anlatmakla biraz da

Yazdığı Görünmeyen Kalem

Matematik dersindeyiz.Alıştırmalar yapıyoruz.Tahtada çözüyorlar alıştırmaları, bu arada yanlış yapmış olan varsa kitabının üzerinde düzeltiyor. Dikkat ettim, Arda hiç bir şey yapmıyor.Bir müddet takip ettim, yazmıyor da.Halbu ki Arda matematikte çok sıkıntılı, yaptığım kontrolde hepsini yanlış yaptığını gördüğümden, düzeltmesi için yaptıklarını sildirmiştim.Yani tahtaya yazılanları yazması gerekiyorken, sadece boş boş bakıyordu.Kızdım. “Senin bu okuldaki görevin sadece okumak

Ne Yapalım Yani

Son ders okuma saatine denk geldi.Ben de bunu değerlendirmek üzere Oyun ve Fiziki Etkinlikler dersi yerine kitap dağıttım ve okuma yaptırmaya başladım.Ben kitap dağıtmakla meşgulken, sınıfta bir uğultudur koptu.Ne oldu, dememe kalmadı, Muzaffer eliyle Arda’yı işaret ederken, sınıfın neredeyse tamamı burnunu eliyle kapatmış “Off ya Arda!” diyordu. “Öğyetmeniim, Ayda sınıfta ossurdu!” Ne diyeceğimi tam düşünemeden,

Ayşe Teyzenin Bisikleti

Artık yavaş yavaş okumalar hızlanıyor.Bunun sonucu olarak ta normal konuları işlemeye, etkinlikleri yapmaya başladık.Bu meyanda, Matematik dersinde de etkinlikler yapıyoruz artık. Bugünkü Matematik dersimizin konusu “uzamsal ilişkiler”.İşte altında, üstünde, yanında, sağında, solunda vb… gibi kavramları işliyoruz.Etkinliklerimizden biri de cümlede verilmeyen kavramı bulup yazma. Herkes etkinlikleri yaptı, bitirdi.Sıra geldi yapılnları kontrol etmeye, varsa hataları düzeltmeye.Bunu yaparken

Değerlendirmenin Böylesi

Bu sene 4. sınıf olduk ya, haliyle sınavlar da yapıyoruz.Bu gün de Matematik dersinden ikinci dönemin ilk sınavını yapmamız gerekiyordu.Yaptık.Sınavdan sonraki dersimizin ilk 20 dakikası okuma saatine denk geldi.Ben de fırsattan istifade, bu süre içerisinde sınavı okumak için bir cevap anahtarı hazırladım.Sonrasında da değerlendirmeye başlamak için, sınav kağıtlarından ilk sıradakini elime aldım. Elime aldığım sınav

Bu Adam Var Ya Bu Adam

Son dersimiz Oyun ve Fiziki Etkinlikler.Hava güzel olursa, genel olark dersi işlemek üzere dışarı çıkıyoruz.Bunu bilen ve bekleyen öğrencilerim de, dersin yolunu gözlüyorlar. Son ders zili çaldı.Ben de ödevleri verip dışarı çıkarmak üzere sınıfa girdim.Beni görür görmez dışarı çıkıp çıkmayacağımızı sordular.Onların bu iştahını görünce, hayır diyesim geldi.Bunun üzerine büyük bir hayal kırıklığına uğradıklarını görünce, içimden

Bana Kimse Para Vermiyor Ki!

Ufak tefek, sevimli mi sevimli bir öğrencim var, Umut Çağrı.Boyu posu aldatmasın, şeytanın ta kendisi dedirtecek cinsten; akıl küpü.Bir de, hani derler ya, şeytan tüyü var keratada.İnsanın ağzından girip burnundan çıkıyor, kendini sevdirmesini biliyor.Ne yaparsa yapsın, ona öyle kolay kolay kızamıyorsun da! Umut Çağrı; zor bir çocuk.İkinci sınıfta olmamıza rağmen; hala okula gelmekle ilgili sıkıntı