Bit Pazarına Nur Yağdırdım

Başlamadan uyarayım:Okuyacağınız yazıdaki görüşler tamamen bana aittir, kişiseldir.Katılıp katılmamak okuyucuya aittir.

Bir Linux kullanıcısı olarak, günümüzün dizüstü bilgisayarlarını hiç beğenemiyorum.Neden beğenemiyorum?Sıralayayım…

Eğer biraz güçlü bir bilgisayar istiyorsanız, harici ekran kartına sahip bir bilgisayar almak zorundasınız, (çünkü üst seviyede paylaşımlı ekran kartına sahip dizüstü bilgisayar parmakla sayılacak kadar az, onlar da çok pahalı), buna eyvallah.

AMD cephesinin Linux ile olan nispeten sıkıntılı durumu, beni AMD tabanlı bilgisayarlardan uzaklaştırıyor.

Nvidia cephesinde ise bir Optimus teknolojisi var ki, resmen beni kendisinden nefret ettiriyor.O da büyük sıkıntı.Ben onunla uğraşmak istemiyorum.

Elbette, her ikisi de aşılmayacak sorunlar değil de, ben çok fazla dağıtım deneyen birisi olarak her denememde bir sürü ayarlamalar yaparak zaman kaybetmek istemiyorum.Kaldı ki, bazı donanımlarda birçok dağıtım bırakın çalışmayı, açılmıyor bile.

Fiyatlar çok uçuk.Üst seviye bilgisayarların öyle fiyatları var kiii…

Gelelim daha düşük özellikli dizüstü bilgisayarlara…Bunlarda da düşük işlemci ve diğer düşük özellikli bileşenler can sıkıyor ve kullanımı tam bir işkenceye çevirebiliyor.

UEFI…Aslında UEFI bana göre sıkıntılı bir durum yaratmamasına rağmen, Linux kullanıcıları oldukça şikayetçi.Linux kullanımına izin vermediği dizüstü bilgisayarlar bile gördüm.

Değinmek istediğim bir de tasarım yönü var günümüzün dizüstü bilgisayarlarında.Üst seviye ve pahalı bazı marka ve modelleri hariç tutarsak, geri kalan dizüstülerin büyük çoğunluğu estetikten yoksun.Ne önemi var, diyebilirsiniz.İyi de kullanırken sürekli yüzyüze olduğum bir şeyin güzel de olmasını isterim ben.Hele bir de o kadar para bayılıyorsam…

Bütün bunları niye anlattım?Onu da açıklayayım.Geçenlerde, bir durumdan dolayı ikinci el bir bilgisayar bakınırken, ünlü online satış sitelerinden birinde bir ilan gördüm, ikinci el bir dizüstü bilgisayar ilanı: Asus ROG G51J 3D.Görür görmez bilgisayara vuruldum desem yeridir.Nedenlerini biraz sonra sıralayacağım.

Hemen satıcıyla iletişime geçtim.Bana bilgisayarın çok kısa bir süre kullanıldıktan sonra kenara bırakıldığını, sıfır gibi durduğunu, o zamandan bu zamana sadece pilinin eskidiğini ve yarım saat civarına gittiğini söyledi.Samimiyetine inandım ve güvendim.Hem, pazarlık sonucu öyle bir fiyata anlaştık ki, dediğigibi çıkmasa bile üzülmezdim.Alımı yaptım.Satıcı da söz verdiği gibi bekletmeden kargoladı.

İki gün sonra bilgisayar elimdeydi.Paketi açtığımda tam anlamıyla şaşkınlığa uğradım.Gerçekten de satıcının söyledikleri aslında beklemediğim kadar doğruydu.Bilgisayar fabrikadan çıkmış gibi yeni duruyordu.Bırakın kullanıma bağlı aşınma, çizik ve kırığı, kılcal çizik bile yoktu.Satıcıya ulaşarak kendisine teşekkür bile ettim.Sonuçta, günümüzde böyle dürüst insanları bulmak çok zor.

Gelelim bilgisayara…

Bilgisayar yaklaşık 10 yıl öncesine ait bir oyun bilgisayarı.Asus’un ROG(Republic Of Gamers) serisine ait.Estetik olarak gerçekten çok hoş bir bilgisayar, hem de çok hoş.

Bileşenler o yıllara göre zirvede.Üstelik ekran kartı da ayrık ve GTX serisinden.(i7-720QM 4 çekirdek işlemci ve Nvidia GTX260M ekran kartı).Optimus yok çok şükür.

UEFI yok!

Klavye ışıklı ve günümüz dizüstü bilgisayarlarında 15.6 inç ekranlı bir dizüstü bilgisayarda neredeyse hiç rastlanılmayan  çift HDD desteğine sahip.(Aslında günümüz üst seviye bilgisayarlarında M.2 Sata+HDD seçeneği mevcut fakat fiyat ta ona göre kallavi.)

Monitörün arka tarafında hem ROG logosu hem de yanlardaki dik ve en alttaki yatık çıtalar ışıklı.Özellikle karanlık bir ortamda çalışırken bilgisayarın ışıklandırması insanı mest ediyor.

Giriş-çıkışlar açısından çok zengin.On yıl öncesinde ne varsa üzerinde mevcut.

Performans, günümüz üst seviye dizüstü bilgisayarları ile kapışacak cinsten.(Sonuçta o bir ROG!)Hele bir de 256GB SSD taktım ki, kelimenin tam anlamıyla performans canavarına dönüştü.

Bir eksi yönü var bu bilgisayarın.Biraz kalın ve günümüz dizüstü bilgisayarlarına kıyasla standartların üzerinde bir kalınlığa ve ağırlığa sahip: 3.4 kg.Bu da 10 yıl öncenin teknolojisi ve bir ROG bilgisayara göre kabul edilebilir bir değer.Hele ben mobilite amaçlı kullanmıyorken.

Bir de, ekran 1366×768.Böyle bir bilgisayarın ekranının Full HD olması beklenebilir.Ancak bu durum, benim gibi yakını görmede sorun yaşayan biri için hiç sıkıntı yaratmadı.Hatta daha da iyi oldu diyebilirim.Gözlerim bayram ediyor bu çözünürlükte!

Ha, bu arada ekranın bir de 3D özelliği mevcut.Baktım, kullanılabilir durumda.(Windows ile, dolayısıyla benim için önemsenecek bir özellik olamadı.)

Linux cephesinden bir sürü dağıtım denedim, hepsi sıkıntısız kurulup çalışıyor.Bu da beni ayrıca mutlu etti.

Eski teknolojileri severim ve mümkünse kullanırım da.Bu bilgisayarı da çok sevdim.En azından bozulana kadar(umarım bu olabilecek en uzun sürede olur) beni yukarıda bahsettiğim şikayetlerimden kurtardı.Eskilerin deyimiyle, “Bit pazarına nur yağdı.”; ben yağdırdım.Hem de tam anlamıyla.İşte bilgisayar bu:

 

Bilmenizi isterim ki ben bu yazımda on yıl öncenin bilgisayarını incelemedim.Sadece beğenimi paylaşmak istedim.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir