Akşam Güneşi’nde Nostalji Yapmak

Kalorifer yakmak üzere çatıya çıktığımda rast geldim kitaba.Yakılmak üzere bir köşeye atılmıştı.Şaşırdım.Evdekilere, kitabı yakmak üzere ayırdıkları için kızdım.Elime aldığımda sebebini anladımbunun:Sayfaları yırtılmış ve pörsümüş, karmakarışık olmuş, cildi yer yer ayrılmış…Darmadağın.Detaylı incelediğimde gördüm ki  kurtarılamayacak durumda değil.

Aldım, eve geldim.Sayfalarını yeniden tasnif ettim, ne güzel ki kayıp yoktu.Hasar görmüş sayfaları tamir ettim.Cildini de.Kısa bir sürede kitabı okunacak duruma getirebildim.

Reşat Nuri Güntekin’in Akşam Güneşi isimli romanından bahsediyorum.Ne zaman aldığımı düşündüm.Tam olarak hatırlayamadım.Basım yılına baktım, 1982 idi.Yüksek ihtimalle lise yıllarımda almışım.Okumuş olmalıyım ama, hatırlayamadım tam olarak.Unutmuşum.Okumaya karar verdim, yeniden.Nostalji olsundu.Okudum.

Akşam Güneşi’ni okurken, sanki eski bir Türk filmi izliyormuşum gibi hissettim.İnsanların nezaketiv e zarafeti, üzmeden, kırmadan ilişkiler, eski yaşamlar…Şimdiyi düşündüm bir de.İnsan ve yaşam olarak hangi noktaya vardığımızı…Her anlamda inanılmaz bir evrim geçirdiğimizi düşündüm.Kah hüzünlendim, kah sevindim.

Eminim ki -özellikle yaşı benim yaşım civarındakiler ve yine özellikle okul yıllarında- birçoğumuz okumuşuzdur ve hatırlıyoruzdur Akşam Güneşi’ni.Yine, yeniden okurken, zevk aldım.Çok güzel bir nostalji oldu, lise yıllarıma gittim nedense.Belki de bu kitabı ilk defa okuduğumda henüz bir lise öğrencisi olduğumdandır.Kim bilir!

Kitaplığımı karıştırdım.Eski ama esasen eskimeyen kitaplarımı gözden geçirdim.Ara ara eskilere gitmeye karar verdim onlarla.Güzel oluyor!İnsan, yaşlanmaya başladığında eskileri özlemeye ve bol bol hatırlamaya başlarmış.Bana da böyle olduğuna göre, yaşlanıyorum galiba diye düşündüm.Güldüm.Olsun, o da ayrı bir güzellik.

Bir cevap yazın