Fıkra Tadında Anılar

Hiç Bulaşmadım!

Perşembe günleri “Ödevsiz Gün”.Öğrencilerim bu güne çok seviniyorlar, çünkü ödevleri yok.Bu Perşembe de normal olarak ödev vermeyecektim.Son derste baktım, fazladan hazırladığım bir ödev kalmış, vereyim de yapsınlar dedim.

Bunu sınıfa söylememle birlikte sınıfta isyan çıktı neredeyse.Her kafadan bir ses çıkıyor, herkes birşeyler söylüyordu.Ben ise gülümseyerek sakinleşmelerini bekliyordum.Nitekim sakinleştiler ama, Elif değil.Kağıtları, dağıtması için ona verdim.Bu onun şalterini daha da attırdı.

“Oooh ne iyi,” diyordu, “sen eve git otur kahveni iç, keyif yap, biz bu havada ödev yapalım.Ne güzel valla!”

Elif haklıydı.Allah için, hava da güzel mi güzeldi bugün.İnsanın içeride durası gelmiyordu.Güldüm.Sonra bahçeye çıktık.Annesi Elif’i almaya gelmişti.Ben de az önceki durumu anlattım.Annesi “Hocam sizi üzüyor mu?Terbiyesizlik yapıyorsa üzülürüm,” dedi.
“Yok,” dedim, “tam tersine Elif’in benimle didişmesini seviyorum.Hem o, neyi ne zaman yapacağını çok iyi biliyor ve haddini aşmıyor.”

“Bu çok fena hocam,” dedi annesi ve Salı günü Elif’in kendisine söylediklerini aktardı.

“Anne, bugün bizim öğretmen nöbetçiydi.Biraz da sinirliydi.Bahçede çocuklara bağırıyordu.Sınıfta bize de bağırdı.Herhalde çok yorulmuştu.Hiç bulaşmadım!”

02.03.2017, Çarşamba

Leave a Reply

Theme by Anders Norén